Fenike



Fenikeliler Erken Demir Çağı’nda Doğu Akdeniz kıyılarında yer alan bugünkü Lübnan’a yerleşip burada özellikle deniz ticareti ve el sanatlarındaki ustalıklarıyla ün salarlar. Fenikeliler becerileri ve alışkanlıkları yönünden Batı Anadolu Geç Bronz Çağı halklarıyla büyük benzerlikler gösterirler. Kriz yıllarından sonra halkın bir kısmının Fenike kıyılarına göç etmiş ve oradaki bazı önemli şehirlerin kurulmasına katkıda bulunmuş olması mümkündür.

Elimizdeki Bilgiler

Fenike kültürünün diğerlerine göre en çok dikkat çeken özelliklerinden biri, topraklarının azlığıdır. Fenikelilerin yaşadıkları asıl bölge Suriye, Lübnan ve Kenan Ülkesi’nin Akdeniz kıyıları boyunca yer alan ve akarsu vadilerinden oluşan ince bir şeritti. Fenikeli tüccarlar MÖ 1200’lerdeki kriz yılları ve sonrasındaki yıkım ve yenileme çabaları sırasında o dönemde elde edilebilen az sayıdaki ürünle ticarete başladılar. Ancak kısa zamanda zanaatkârlığın çok daha fazla getirisi olduğunun farkına vardılar. Böylece Fenikeliler Ortadoğu ve Akdeniz’in tamamında çok rağbet gören tekstil, mobilya, fildişi oymacılığı, cam ve metal alanında ürünler imal etmeye başladılar. Fenikeliler değerli metallerin işlenmesinde de yeni standartlar oluşturuldu. Lüks tüketim ürünleri ve baharatlarla birlikte metal ürünler de uzak bölgelere taşındı. MÖ 12. ve 11. yüzyıllarda demir, bronzun yerini almaya başladı.

Fenikeliler ticaret yollarının büyük kısmını kontrolleri altına alabilmek amacıyla deniz üsleri kurdular. Bu üsler zamanla imalat merkezleri haline geldi. Deniz ticaretinde, Geç Bronz Çağı’nda oluşturulan deniz ticareti rotalarını olduğu gibi kullanmaya devam ettiler. Deniz ticaretinde birincil ilgi alanları Kıbrıs, Sicilya, Sardinya, Etruria, Güney İspanya ve çeşitli adalarda yer alan maden yataklarıydı.

Fenikeliler hidrolik mühendisliği konusunda da kendilerini çok geliştirmişlerdi. İsrail’deki Dora şehrinde o dönemden kalma, doğal taşlardan yapılmış rıhtımlarla taş döşeli platformlar görmek halen mümkündür. Bunun yanında Fenikeliler, Achziv’in kuzeyindeki Hayfa liman kentinde, suyun altından denize doğru uzanan ve aşınma sonucunda oluşmuş platformları kazıyarak yarım daire şeklinde havuzlar oluşturmuştu. Sidon Kenti’nde su ikmalinin büyük ölçüde rüzgârla sağlandığı, kanallar ve havuzlardan oluşan bir hidrolik sistem geliştirmişlerdir. Bu sistemle sedimentten yoksun su havuza alınarak limanın alüvyonla dolması engelleniyordu.

Öneriler

Luvilerin etkisi

Medinet Habu’da bulunan mezar tapınağının duvarlarındaki metinler ve çeşitli belgeler, Deniz Kavimleri’nin bir bölümünün Kenan Ülkesi’ne yerleştiğini gösterir. Bölgeye göç eden bu toplum, denizcilik ve gemi yapımı konusunda çok bilgiliydi ve yıllarca süren savaşlardan dolayı da muhtemelen her türlü zorluğa kendilerini alıştırmışlardı. Buna karşın Kenan Ülkesi’nin yerli halkı da el sanatları ve deniz ticareti konusunda tecrübeliydi. Dolayısıyla bu iki halkın kaderinde Fenikelilerinki gibi bir kültürü oluşturmak vardı.

Britanyalı Arkeolog John Manuel Cook, Lübnan kıyılarının ve liman şehirlerinin konumunun, Batı Anadolu kıyılarındakilerle çok büyük benzerlikler gösterdiğini tespit etmiştir. Her iki durumda da kıyı şehirleri sadece iç bölgelerden değil, birbirilerinden de göreceli olarak izole edilmişlerdi.

Kriz yıllarından sonra, Batı Anadolu krallıklarında felaketten kurtulanların bir kısmının bugünkü Lübnan kıyılarına göç etmiş ve oradaki bazı önemli şehirlerin kurulmasına katkıda bulunmuş olması mümkündür. Bundan dolayı Fenike deniz ticaret yolları, Geç Bronz Çağı’nda oluşmuş olan ticaret yollarını takip ederdi. Luvi halklarından olan Karyalıların Lübnan’da bir askeri üs sahibi olduğu söylenir (bkz. Pausanias 3.1.1 ve 4.1.1). Öte yandan sonradan büyük bir güce dönüşen Kartaca şehrinin de MÖ 9. yüzyılda Fenike’deki Tyros şehrinin kolonisi olarak kurulduğu bilinir. Deniz Kavimleri istilaları döneminde Luviler ve Libyalılar arasındaki oluşan sıkı ilişkinin, Erken Demir Çağı’nda, Fenikeliler ile Tunuslular arasında devam ettiği de görülmektedir.

Bibliografya

Aubet, Marie Eugenia (1993): The Phoenicians and the West. Cambridge University Press, Cambridge, 1-348.
Herda, Alexander (2013): “Greek (and our) views on the Karians.” In: Luwian Identities: culture, language and religion between Anatolia and the Aegean. Alice Mouton, Ian Rutherford & Ilya S. Yakubovich (eds.), Brill, Boston, 421-506.
Klinger, Jörg (2007): Die Hethiter. C. H. Beck, München, 1-128.
Niemeyer, Hans Georg (1990): “Die phönizischen Niederlassungen im Mittelmeerraum.” In: Die Phönizier im Zeitalter Homers. Ulrich Gehrig & Hans Georg Niemeyer (eds.), Philipp von Zabern, Mainz, 45-64.
Uschold, Johann (1836): Geschichte des Trojanischen Krieges. Cotta, Stuttgart, 1-352.


MÖ 2. bin yılın ticaret yolları, Tunç Çağı ile Demir Çağı arasına denk gelen Karanlık Çağlar boyunca tabii ki asla tamamen ortadan kalkmadı.

Hans Georg Niemeyer 1990, 47