Eksik halka



Sit merkezlerinin dağılımı MÖ 2. binyılda Batı Anadolu’nun özellikle bereketli bölgelerinin oldukça yoğun bir yerleşime sahip olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu, arkeolojinin belgelere dayalı dalları açısından yeni bir bilgi değildir. Ancak Ege’de kazılar yürüten protohistoryacıların sahip olduğu bilgiler göz önüne alındığında durum farklıdır.

Elimizdeki Bilgiler

Luvi kültürünün araştırılması, arkeoloji içerisinde en az üç araştırma bölümünün alanına girer. Eski Yakın Doğu bölümünün bir dalı olan Hititoloji’nin amacı, kazılan Hitit sit merkezlerindeki belgelerin incelenmesidir. Bu belgelerde ortalama 2000 yer ismi ve Hitit İmparatorluğu’nun en azından iki düzine komşu ülkesinden söz edilir. Hititologlar eskiden beri o dönemin siyasi coğrafyasını ele alan ve küçük krallıkların tahmini yerlerini gösteren haritalar önermiştir. Bu rekonstrüksiyon denemeleri başlangıçta oldukça tartışmalıydı. Ancak son yıllarda bu konuda büyük oranda bir uzlaşma sağlanmıştır. Sonuç olarak günümüzde, Anadolu’nun batısındaki bu küçük devletlerin birbirlerine göre konumlarını ve en önemli yerleşim merkezlerinin yerlerini biliyoruz.

Luvilerle yoğun bir şekilde meşgul olan diğer bilim dalı ise, yine Hitit belgelerini inceleyen Eski Yakın Doğu bölümünün dilbilim dalıdır. Eski Anadolu’nun, erken Avrupa dillerinin ilk kaynaşma yeri olması, Anadolu dilleri konusundaki araştırmalarda büyük ilerleme sağlanmasına neden olmuştur.

Öneriler

Ege protohistoryasına karşı dilbilimi

Ancak maddi kalıntıların araştırılması, Ege’nin protohistoryasını araştıranların görev alanına girer. Arkeoloji alanında, Hititoloji’de ve dilbilimlerindeki onca ilerlemeye ve son yıllarda yirmiye yakın Luvi kentinde kazıların yapılmış olmasına rağmen, Luvi kültürü 2015 yılına kadar tamamen yok sayılmıştır. Politik ilişkileri (Ege bakış açısıyla) gösteren haritalarda, Ege’nin protohistoryasına adanan monografilerde, bilimsel makalelerde ya da Ege potohistoryacılarının toplantı bildirilerinde Luvilerden bahsedilmez.

Örnek vermek gerekirse, 2008 yılında The Cambridge Companion to the Aegean Bronze Age (Ege’nin Bronz Çağı Konusunda Cambridge Rehberi) başlığıyla yayınlanan ve 450 sayfa boyunca Ege’nin Bronz Çağı hakkında bilgi veren kitapta hiçbir şekilde Anadolu topraklarındaki kültürlere değinilmemiştir. Bunu 2010 yılında yayınlanan The Oxford Handbook of the Bronze Age Aegean (Ege’nin Bronz Çağı Konusunda Oxford Rehberi) adlı daha kapsamlı bir kitap takip eder. 930 sayfalık bu kitapta sadece 12 sayfalık tek bir makale Batı Anadolu ile ilgilidir. The Oxford Handbook of Ancient Anatolia (Antik Çağ’da Anadolu Konusunda Oxford Rehberi) (2011) adlı çalışmada ise 1174 sayfanın sadece 12 sayfası Batı Anadolu’nun Geç Bronz Çağı’na ayrılmıştır. Son olarak 1177 B.C. – The Year Civilization Collapsed (MÖ 1177 – Uygarlığın Çöktüğü Yıl) (2014) adlı çalışmada Bronz Çağı sonu Luvilere değinilmeden açıklanmaya çalışılmıştır. Yukarıda sıralanan, yamalı bohçayı andıran kitapların hiçbiri bu anlamda Doğu Akdeniz’deki Bronz Çağı kültürlerinin çöküşü konusunda kapsamlı bir açıklama getirememektedir.

Bazen Batı Anadolu’nun Geç Bronz Çağı’na gösterilen bu ilgisizliğe çeşitli açıklamalar sunulmaya çalışılır; örneğin bu bölgede ağırlıklı olarak yarı göçebe halkların yaşadığı varsayılır. Eğer uygarlık düzenli bir toplum, kentleşme ve yazı bilgisi gerektiriyorsa, Hititlerin batı komşuları uygarlıktan uzak sayılıyordu, dolayısıyla da bu bölgeyi araştırmaya gerek yoktu. Ancak buluntu açısından zengin, çok sayıdaki geniş yerleşim merkezlerinden bazılarında binlerce yıldır yaşandığı anlaşılmaktadır. Önemli bir uygarlığın varlığı konusunda kanıtların olmaması, bu tür bir uygarlığın hiç olmadığı anlamına gelmez. Luviler hakkında yeterince bilgi sahip olamamamızın en büyük nedeni, bu konuda henüz büyük ölçekli, kapsamlı arkeolojik kazıların yapılmamış olmasıdır.

Bibliografya

Bryce, Trevor (2005): The Kingdom of the Hittites. Oxford University Press, Oxford, 1-554.
Cline, Eric H. (ed.) (2010): The Oxford Handbook of the Bronze Age Aegean (ca. 3000-1000 BC). Oxford University Press, Oxford, 1-930.
Cline, Eric H. (2014): 1177 B.C. – The Year Civilization Collapsed. Princeton University Press, Princeton, 1-237.
Genz, Hermann, Alexander Pruß & Joachim Quack (1994): “Ein Puzzle, das uns nicht paßt.” Antike Welt 25 (4), 340‒347.
Genz, Hermann (2011): “Foreign Contacts of the Hittites.” In: Insights into Hittite history and archaeology. Hermann Genz & Dirk Paul Mielke (eds.), Peeters, Leuven, 301-331.
Goetze, Albrecht (1940): Kizzuwatna and the problem of Hittite geography. Yale University Press, New Haven, 1-86.
Herda, Alexander (2009): “Karkiša-Karien und die sogenannte Ionische Migration.” In: Milet und Karien vom Neolithikum bis zu den ‘Dunklen Jahrhunderten‘ – Mythos und Archäologie. Frank Rumscheid (ed.), Rudolf Habelt, Bonn, 27‒108.
Niemeier, Wolf-Dietrich (1998): “The Mycenaeans in western Anatolia and the problem of the origins of the Sea Peoples.” In: Mediterranean Peoples in Transition – Thirteenth to Early Tenth Centuries BCE. Seymour Gittin, Amihai Mazar & Ephraim Stein (eds.), Israel Exploration Society, Jerusalem, 17‒65.
Rose, Charles Brian (2014): The archaeology of Greek and Roman Troy. Cambridge University Press, New York, 1-406.
Shelmerdine, Cynthia W. (ed.) (2008): The Cambridge Companion to the Aegean Bronze Age. Cambridge University Press, Cambridge, 1-452.
Steadman, Sharon R. & Gregory McMahon (eds.) (2011): The Oxford Handbook of Ancient Anatolia 10,000-323 B.C.E. Oxford University Press, New York, 1-1174.


Hitit yazılı metinlerine göre MÖ 13. yüzyılda Batı Anadolu bölgesinde büyük bir güç olduğuna dair kanıtlar yoktur… Hitit yazılı kaynaklarında MÖ 13. yüzyıl sonlarında Assuwa Koalisyonu’nun tekrar canlandığına dair bir işaret yoktur. Bu dönemde Hititlerin Batı Anadolu bölgesinden tehdit edildiğine dair bir kanıt da yoktur.

Wolf-Dietrich Niemeier 1998, 45-46

Hattuşili’nin halefi IV. Tudhaliya döneminde de (MÖ 1237’den sonra), Hitit yıllıklarında Batı Anadolu’da yaşanan karışıklıklardan ve Hitit egemenliğine karşı oluşturulan koalisyondan söz edilir.

Alexander Herda 2009, 55

MÖ 13. yüzyılın ikinci yarısına, Batı Anadolu’da özellikle IV. Tudhaliya’nın hükümdarlığı dönemindeki askeri çekişmeler damgasını vurmuştur.

Charles Brian Rose 2014, 33

Batı’da Hititlerin vasal devletleri üzerindeki kontrolü gittikçe zayıflıyordu… Kendi topraklarında ise aşağı ülkelerden Lalanda’nın“meşhur sorun çıkarıcı” halkı isyan çıkarmıştı… Batıda, Tudhaliya’da durum giderek kötüleşiyordu… Tudhaliya‘nın Lukka ülkesine askeri bir harekât düzenlediğini öğreniyoruz. …Lukka’dan Tudhaliya’nın hükümdarlığını konu alan başka metinlerde de düşman ülke olarak söz edilir. Tudhaliya ile Kurunta arasındaki antlaşmadan bir süre sonra Seha Nehri ülkesinde yeni bir ayaklanma patlak verdi… Bu, Batı’da yeni bir güç dağılımına işaret etmektedir.

Trevor Bryce 2005, 303-308

Kuzeybatı Anadolu’da gelişmişlik düzeyi Minos ve Miken kültürü ile aynı seviyede olan ve onlarla aynı öneme sahip olan yüksek bir kültürün varlığına dair varsayımı kabul etmek mümkün değildir.

Hermann Genz, Alexander Pruß & Joachim Quack 1994, 343

Zangger’in Batı Anadolu’ya büyük bir kültürel ve siyasal güç bahșetme çabaları aşırı derecede zorlamadır… Bugüne kadar Doğu‘da faal olan Amerikalı, Avrupalı ve Doğulu arkeologların Kuzeybatı Anadolu’da gözardı edildiği söylenen bağımsız, yüksek bir kültüre ait hiç bir iz tespit edememiş olmalarını, kendini üstün gören Avrupalı ve Helen merkezli bir dünya görüșü ile açıklamak zor olacaktır.

Hermann Genz, Alexander Pruß & Joachim Quack 1994, 343 & 346

Hititlere ait bugüne kadar tespit edilmiş en batıdaki sit alanı, bir Hitit “bulla”sının bulunduğu Şarhöyük-Dorylaion’dur. Buranın daha batısında, Hititlerin Batı Anadolu’daki etkisine dair şaşırtıcı derecede az kanıt bulunmuştur.

Hermann Genz 2011, 303-304

[Buna göre Şarhöyük-Dorylaion’un batısında yer alan, bilinen 340 yerleşim yeri Hitit Krallığı’nın bir parçası değildi.]

Ancak Luvi bölgesi, bütün araştırmacıların, bazı küçük farklılıklara rağmen Anadolu’nun Akdeniz kıyısında bulunduğuna inandığı Arzawa ülkelerini kapsamaktadır;. Grek ve Roma yazıtlarındaki özel adlara dayanarak Arzawa’nın batıda Lidya’dan, doğuda Suriye sınırlarına kadar uzandığı varsayılabilir.

Albrecht Goetze 1940, 8