Batı Anadolu’daki küçük devletler



Eldeki yazılı belgelerden Geç Bronz Çağı’nda Batı Anadolu’da iki düzine kadar büyük ve küçük krallığın var olduğunu biliyoruz. Bazıları en azından bir süreliğine Hititlerin vasal devletleri oldular. Ancak Anadolu’nun Geç Bronz Çağı’na ait çoğu siyasi haritasında gösterildiği şekliyle Hitit İmparatorluğu’nun en geniş hali sadece kısa bir dönem için söz konusuydu ve istikrarlı değildi. Bu nedenle Hitit İmparatorluğu’nu Anadolu’nun neredeyse tamamına hâkimmiş gibi tasvir etmek yanıltıcı olacaktır.

Elimizdeki Bilgiler

Hattuşa’da arkeologlarca bulunan 33.000’den fazla yazılı belge sayesinde, Hititlerin batı komşuları ismen oldukça iyi bilinir. Bunların arasında Arzawa, Lukka, Hapalla, Maşa, Şeha, Mira ve Wiluşa’nın isimleri geçer. Ancak bu komşuların tam konumları günümüzde bile hâlâ tartışma konusu olmaya devam eder.

Batı Anadolu’daki en büyük ve en güçlü devlet, muhtemelen Mira, Şeha ve Hapalla gibi birçok küçük krallıktan oluşan Arzawa ülkesiydi. Arzawa en yüksek politik gücüne MÖ 15. yüzyılın ortasında ve 14. yüzyılın başında, Hititlerin önemsiz olduğu bir dönemde ulaştı. Arzawa o zaman Anadolu’daki en önemli güçtü ve Amarna arşivlerindeki belgelerde görüldüğü gibi Arzawa kralları Mısır’la temas halindeydiler. Arzawa’nın asıl bölgesi Büyük Menderes (Antik Çağda Maiandros) vadisiydi. Birçok araştırmacıya göre başkent Apaşa, Efes kentinin öncüsüydü. Apaşa şehrinin kalıntıları yıllarca bu bölgede arandı ama bulunamadı. O dönemde kullanılan kişi adlarının da kanıtladığı gibi, Arzawa ülkesinde Luvice konuşulurdu.

Öneriler

1600 yıllık bir bilgi boşluğu

Anadolu’nun batısında bulunan, Geç Bronz Çağı’na ait krallıkların, Hitit çivi yazılı metinleri sayesinde uzun zamandan beri tanınıyor olmasına rağmen, bu bilginin şimdiye kadar Ege’nin Bronz Çağı ticari ve politik ilişkilerinin rekonstrüksiyonunda hemen hiçbir etkisi olmadığı anlaşılır. İki düzine civarında irili ufaklı Luvi krallığı, Miken ve Minos uygarlıklarıyla ilgili haritalarda hemen hiç yer almaz. Tam tersine, birçok haritada Hitit İmparatorluğu Anadolu’nun neredeyse tamamını kaplıyormuş gibi tasvir edilir. Ama bu durum sadece MÖ 1300’den sonraki kısa bir dönem için geçerliydi. Bronz Çağı’nın 2000 yıl sürmesine karşın Hititler sadece 400 yıl var olabildi ve ana bölgeleri Anadolu’nun merkeziyle sınırlıydı. Bunun yanı sıra MÖ 1450 ile 1380 arası, Hititlerin güçsüz olduğu bir dönemdi.

Bugün kullanımda olan ve Hitit İmparatorluğu’nun sınırlarını çok geniş gösteren tarihi haritalar gerçekte bilgilerimizin eksikliğini gizlediği gibi, Hitit krallarının karşı konulamaz derecede güçlü olduğu duygusunu uyandırır. Gerçekte batıdaki komşuları, Hititler için büyük bir sorun teşkil ederdi, hatta iki defa Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasına katkıda bulundular. Yani büyük olmak daima güçlü olmak anlamına gelmez. Alman İmparatorluğu’nun 1918 yılındaki boyutunu gösteren bir haritadan da bu devletin bir dünya savaşını yeni kaybettiği anlaşılmaz.

Burada aşağıdaki soruları araştırmayı teklif ediyoruz: Anadolu’da, 1600 yıllık Bronz Çağı’nda, Hitit Büyük Krallığı’nın oluşumundan önce kimler yaşadı? MÖ 1450’li yıllarda kimler eski Hitit İmparatorluğu’nun çökmesine neden oldu? Onlardan sonra kimler Anadolu’da söz sahibi oldu? Eski Hitit İmparatorluğu’nun Minos Kültürü ile hemen hemen aynı zamanda önemini kaybettiği bilinir. Girit’in güç kaybetmesinden Miken asıllı küçük krallıklar faydalandı. Aynı şekilde Büyük Hitit İmparatorluğu’nun geçici zayıflığından ise Batı Anadolu’daki küçük krallıklar yararlandı. Her ne kadar güç dengesindeki bu değişimler hemen hemen aynı zamanda gerçekleşmişse de, aralarında nedensel bir bağlantı olduğu anlamına gelmez. Mikenlerin MÖ 1450’li yıllarda deniz hâkimiyetini Minosluların elinden almasından sonra deniz ticareti kısmen Greklerle Luvilerin kontrolüne girmiş olabilir (bkz. Bronz Çağı/Gemi batığı).

Bibliografya

Bossert, Helmut Theodor (1946): Asia. Literarische Fakultät der Universität Istanbul, vol. 323, Forschungsinstitut für altvorderasiatische Kulturen, Istanbul, 1-184.
Bryce, Trevor (2006): The Trojans and their Neighbours. Routledge, London, 1-225.
Goetze, Albrecht (1957): Kleinasien. Handbuch der Altertumswissenschaft – Kulturgeschichte des alten Orients. Vol. 3.1.3.3.1, C. H. Beck, München, 1-228.
Roosevelt, Christopher H. (2011): “Central Lydia Archaeological Survey: 2009 Results.” Araştırma Sonuçları Toplantısı 28, 55-74.
Starke, Frank (2002): “Das Hethitische Reich und seine Nachbarn im 15.-14. Jh. v. Chr.” (map). In: Die Hethiter und ihr Reich – Das Volk der 1000 Götter. Helga Willinghöfer (ed.), Theiss, Stuttgart, 375.
Zangger, Eberhard (1994): Ein neuer Kampf um Troia – Archäologie in der Krise. Droemer, München, 1-352.


Luvilerin Hititlerden çok daha önemli bir ulus olduğu anlaşılmaktadır… Hatti Krallığı’nın kültürünün her yerde Luviler tarafından geliştirilip Hititler tarafından devralındığı giderek belli olmaktadır.

Emil Forrer, 20 Ağustos 1920’de doktora danışmanı Eduard Meyer’e yazdığı mektup (Oberheid 2007 93)

Ön Asya’nın her biri kendi kültürüne sahip olan batı ve doğu diye iki yarıya ayrılmış olması, Ön Asya’nın Hitit öncesi arkeolojisinin temel bir gerçeği[dir]. İki yarı etnik ve dilsel açıdan da birbirinden farklıydı. Doğuda Hattiler, batıda Luviler yaşardı.

Albrecht Goetze 1957 178

‚Asya‘ ismi Grek tarihinde ilk önce Lidya bölgesi ile ilişkilendirilmiştir, ama Asya kavramının İonyalı coğrafyacılar tarafından tüm bir kıta için kullanılmaya başlanması ancak Batı Anadolu sakinlerinin hafızalarında bir zamanlar daha büyük olan bir ‚Asya‘nın var olmaya devam etmesiyle mümkün olmuştur. MÖ 2. bin yılın ikinci yarısında halkı tarafından Asya olarak adlandırılan bu ülke, Hitit krallığı döneminde kendi dillerinde Aššuua [Küçük Luvi krallıklarının ittifakı] olarak isimlendirilmişti ve bu isim bazen bütün Batı Anadolu’nun tamamını kapsardı. Büyük bir devlet olarak kabul edilen bu ülke Mısır’la aktif ticaret ilişkilerine sahipti ve Hititlerle çatışmaktan çekinmezdi… MÖ 1500’lü yıllarda Batı Anadolu’ya gelmeye başlayan Miken Grekleri, yerlilerden ‚Asya‘ ismini duyduklarında bu isim, kıyı bölgelerine yerleşen ilk Greklerin, doğuya doğru kapsamını tahmin bile edemediği büyük bir krallığa işaret ederdi.

Helmut Theodor Bossert 1946, iv