Luviler kimlerdir?



Luvi kültürü Bronz Çağı’nda Batı Anadolu’da gelişmiş bir uygarlıktır. Özellikle Hititlerin başkenti Hattuşa’da ele geçen çok sayıdaki belge aracılığı ile bilgi sahibi olduğumuz Luviler, öncelikle dilbilimciler tarafından araştırılmıştır. Luvilerin bir zamanlar yaşadığı alanlarda çok az sayıda kazı yürütülmüştür. Bundan dolayı Luviler, arkeologlar tarafından bugüne kadar yapılan dönemlerin rekonstrüksiyonunda dikkate alınmamıştır. Batı Anadolu’nun ve halkının Ege’nin erken dönemindeki yeri ele alınıp değerlendirildiği takdirde, Doğu Akdeniz’deki Bronz Çağı kültürlerinin ortadan kayboluşuna dair mantıklı bir açıklama geliştirmek de mümkün olacaktır.

Elimizdeki Bilgiler

Luvi kültürü filolojik açıdan oldukça iyi araştırılmıştır. Buna göre Luviler Bronz Çağı ve Erken Demir Çağı’nda Anadolu ve Kuzey Suriye’de yaşamış tarihi bir halktır. Hititlerin başkenti Hattuşa’da bulunmuş ve Akatça çivi yazısında yazılmış belgelerde Luvi dilini konuşan halkların yaşadığı bölgeye Luwiya deniyordu. Hitit yasalarında ve diğer belgelerde Luvi diline yapılan tercümelerden söz edilir. Luvi dili Hint-Avrupa dil ailesinin Anadolu dilleri grubuna girer. En azından 900 yıl boyunca kullanımda kaldığı belgelenen Luvice, hiyeroglif işaretleriyle yazılırdı. Luvice farklı diyalektlerle Güney ve Batı Anadolu’nun tamamında konuşulurdu. Takriben MÖ 2000 yılından itibaren Luvice kişi isimleri ya da Luvice kökenli kelimeler eski ticaret şehri Kültepe’de (Kaniş veya Neşa) bulunan Asur tabletlerinde görülmeye başlanır. O dönemde Anadolu’da yaşayan Asurlu tüccarlar yerli halkı, “Luviler”in karşılığı olan nuwaʿum olarak adlandırırlardı. Aşağı yukarı aynı dönemde Eski Hititler biraz daha kuzeyde Kızılırmak civarına yerleştiler. Hititler, bugün Hititçe diye isimlendirdiğimiz dillerini, politik ve ticari merkezleri (Neşa) doğrultusunda başlangıçta neşa ya da neşaca diye adlandırırlardı. Bu dil, sonradan başkent olan Hattuşa’nın çevresinde özellikle üst tabakanın yazı dili şeklinde kullanılırdı.

Anadolu’nun batısı, muhtemelen engin yüzölçümünden ve karışık topografyasından kaynaklanan sorunlardan dolayı binlerce yıl boyunca küçük krallıklar ve beylikler arasında paylaşılmıştı. Bu durum bölgenin ekonomik ve askeri gücünü zayıflattığı gibi, az veya çok homojen bir Luvi kültürünün kabul edilmesini da geciktirmiştir.

Hitit belgelerindeki Luwiya isminin yerini kısa bir süre sonra, az çok Luvilerle eş anlamda, politik olarak en etkili olan Luvi Krallığı’nın ismi Arzawa alır. Arzawa, ana bileşenleri olan Wiluşa, Şeha, Mira, Hapalla ve daha dar anlamda Arzawa gibi küçük krallıklara ayrışır. Bunun yanında Hitit belgelerinde Batı Anadolu’da, bazen büyük Hitit krallarına bağlanan, bazen de Hititlerin düşmanı olan bir düzine kadar küçük Luvi krallığından söz edilir. Bunlara yukarıda sayılanların yanında Lukka, Karkişa, Pedasa, Tarhuntaşşa, Kizzuwatna, Walma ve Maşa da dâhildir. Günümüz bilim adamlarının çoğu, bu krallıkların bulunduğu bölgeler konusunda az çok hemfikirdir. Batı Anadolu devletlerinden olan ve Hitit yazılı belgelerine göre kısa bir süre için (MÖ 1290-1272) Hitit İmparatorluğu’na bağımlı olan Wiluşa’nın yeri tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. Ama günümüzde araştırmacıların çoğu, Wiluşa’nın Troia ile aynı yer olduğu düşüncesindedir.

Öneriler

Dilbilimle arkeoloji arasındaki büyük fark

… Hititlerin büyük kralı II. Murşili’nin Luvi Seferi sırasında 66.000 kişiyi esir aldığı iddia edilir. Döneminin en zengin ve en güçlü firavunu III. Amenophis de ısrarla bir Luvi Prensesi ile evlenebilmeyi dilemiştir. Bunun yanında kendi mezar tapınağında, Grek kolonicilerinin bu coğrafyayı tanımalarından beş yüz yıl önce, Luviler ve İyonyalılar resmedilmiştir. Dünyanın yedi harikasından üçü eskiden Luvilere ait olan topraklarda yer aldığı gibi, Sokrates öncesi Ege filozoflarının hemen hepsi Luvilere ait olan devletlerde ortaya çıkmıştır … [Daha fazlasını oku]

Luvi Kültürü, kısmen bu gibi nedenlerden dolayı filoloji alanında çok büyük bir öneme sahiptir. Dilbilimciler, Hattuşa’da ele geçen 33.000 belge sayesinde Luvi Kültürü konusunda çok kapsamlı bilgiler elde etmeyi başarmıştır. Bu konudaki önemli çalışmalar arasında Susanne Heinhold-Krahmer’in Arzawa (1977); H. Craig Melchert’in The Luwians (Luviler) (2003) ve Alice Mouton ve diğerlerinin Luwian Identities (Luvi Kimlikleri) (2013) adlı kitapları yer alır.

Buna karşın, protohistorya arkeolojisi sahasında Luvilerden hiç söz edilmez. Ege’nin erken tarihi ile ilgili son yıllarda çok kapsamlı kitaplar yazılmasına rağmen, Luvi kültürüne değinilmemiştir. Bu anlamda Luwian Studies ilk kez olarak dilbilimleri, protohistorya ve doğa bilimleri alanlarındaki araştırmaları bir araya getirmek için çaba sarf etmektedir. Luvi kültürünün tanınması, çeşitli nedenlerden dolayı bir yüzyıl kadar gecikmiştir.

Bu web sitesinin sayfaları, arkeoloji ve tarih araştırmalarının farklı alanlarındaki aktüel bilgileri içerir. Her konu için bilinen gerçeklere alternatif yorumlar getirilerek (“Öneriler” bölümü) gelecekteki araştırmalara zemin hazırlayacak yeni çalışma hipotezleri ve fikirler sunulmuştur.

Bibliografya

Beekes, Robert (2003): “Luwians and Lydians.” Kadmos 42, 47-49.
Huxley, George Leonard (1961): Crete and the Luwians. Vincent Baxter Press, Oxford, 1-60.
Kozloff, Arielle P. (2012): Amenhotep III – Egypt’s radiant pharaoh. Cambridge University Press, Cambridge, 1-351.
Melchert, H. Craig (ed.) (2003): The Luwians. Brill, Leiden, 1-383.
Mouton, Alice, Ian Rutherford & Ilya S. Yakubovich (eds.) (2013): Luwian Identities: culture, language and religion between Anatolia and the Aegean. Brill, Boston, 1-604.
Oberheid, Robert (2007): Emil O. Forrer und die Anfänge der Hethitologie – eine wissenschaftshistorische Biografie. De Gruyter, Berlin.
Palmer, Leonard R. (1961): Mycenaeans and Minoans. Faber and Faber, London, 1-264.
Reichel, Michael (2011): “Epische Dichtung.” Handbuch der griechischen Literatur der Antike, vol. 1. Bernhard Zimmermann (ed.), C. H. Beck, München, 1-816.
Singer, Itamar (2011): The Calm before the Storm. Society of Biblical Literature, Atlanta, Georgia, 1-766.
Yakubovich, Ilya S. (2010): Sociolinguistics of the Luvian language. Brill’s studies in Indo-European languages & linguistics, Brill, Leiden, 1-454.


Genel olarak Batı Anadolu’nun büyük bir kısmının –hatta tamamının– Luvilerden oluştuğu kabul edilir.

Robert Beekes 2003, 47

Bu durumda Luvilerin MÖ 2000 civarında Batı Anadolu’da faal olup, MÖ 1200 civarında Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüne kadar bölgeye hâkim olmuş olmaları muhtemeldir.

George Huxley 1961, 34

Hititlerden önce Anadolu açık bir şekilde doğu ve batı olmak üzere, farklı kültürel özelliklere sahip iki parçaya ayrılmıştı. Her iki parça etnik ve dilsel olarak birbirinden farklıydı. Asıl ilgi alanımız olan Batı Anadolu kültürel sahasına zamanla Luviler yerleşecekti.

Leonard R. Palmer 1961, 249

Luviler Anadolu’nun Tunç Çağı tarihi açısından Hititler kadar önemli olmalıydılar.

Ilya Yakubovich 2010, 3

Luviler, MÖ 2. ve 1. binyılda antik yakındoğu tarihinde Hititler kadar önemli bir rol oynamalarına rağmen, çeşitli nedenlerden dolayı kendilerinden daha ünlü olan komşu ve akrabalarının gölgesinde kalmış, hatta onlarla karıştırılmışlardır.

Harold Craig Melchert 2003 (Arka Kapak)

Luviler antik yakındoğunun en önemli, fakat bir o kadarda haklarında az bilgi sahibi olduğumuz halklarından birisidir.

Itamar Singer 2011, 727

Yeni binyılın başlangıcı Luviler konusundaki araştırmalara olan ilgide büyük bir artışı da beraberinde getirdi.

Alice Mouton ve diğerleri 2013, 6

Daha 1986 yılında [Harvard’lı dilbilimci Calvert] Watkins Troia’nın önderlerinin isimlerinin (Priamos, Paris) Luvice olduğuna işaret etmişti.

Michael Reichel 2011, 40

Onuncu gün, gecenin en son saatlerinde, … ağılda adak olarak bir sıvı sundum ve Tanrı Prinkar ile Tanrı İştar’a seslendim. Hurrice șu kelimeleri söyledim: “Atlar için … Ey Prinkar ve İştar.” Ve Luvice șu kelimeleri söyledim: “Atlar için! Her șey yolunda gitsin.”

Teb șehrinin batısındaki Kom el-Samak’da, III. Amenophis döneminden kalma bir altar üzerindeki yazıt. Aktaran: Arielle P. Kozloff 2012, 165