Batı Anadolu’da yaşam alanları ve doğal kaynaklar



Anadolu, Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki elverişli jeostratejik konumunun yanı sıra, uygun iklim koşulları, verimli topraklar ve zengin doğal kaynaklardan da istifade eder. Bu olanakların, Bronz Çağı’nda Anadolu’nun gücüne ve zenginliğine katkıda bulunmuş olması muhtemeldir.

Elimizdeki Bilgiler

Anadolu’nun çoğunlukla Asya ile Avrupa arasında bir köprü oluşturan bir kıta gibi tanımlanmış olmasına rağmen, bu onun eşsizliğini yeterince vurgulamaz. Afrika o kadar yakındır ki, burada üç kıtanın yollarının dört denizin kıyısına – Hazar Denizi, Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz – bağlandığını iddia etmek mümkündür. Dünyanın başka hiç bir bölgesinde bu derecede ayrıcalıklı jeostratejik bir durumla, insanların yerleşimi için son derece elverişli iklim koşullarının bir arada bulunduğu bir yer yoktur.

Zengin doğal kaynaklar yerleşik hayatın, tarım ve hayvan yetiştiriciliğinin, metal işlemenin ve sonraki dönemlerde para basımının ilk olarak Anadolu’da başlamış olmasının nedeni olabilir. 20. yüzyılda bilgi çalışma sistemlerinin ortaya çıkmasından önce, bir bölgedeki doğal kaynaklar toplumların başarılarında önemli bir rol oynardı. Doğal kaynaklar, jeopolitik konum, maden yatakları, doğal kayalar, yıllık yağışlar, akarsu akışları, orman kaynakları ve tarımsal kullanım alanlarını içerir. Anadolu, jeolojik geçmişi ve coğrafi konumu sayesinde yukarıdaki kategorilerin hepsi açısından zengindi.

Öneriler

Dünya tarihinin en zengin insanı

… Doğu Akdeniz’in hiçbir bölgesinde, Batı Anadolu’daki kadar büyük ve verimli tarımsal arazilerin birbirine yakın olduğu başka bir yer yoktur. Ayrıca Doğu Akdeniz bölgesinin hiçbir yerinde Batı Anadolu’daki kadar iç bölgelere ulaşabilen, ulaşıma elverişli suyolları, çok sayıda doğal liman, geniş ve verimli taşkın ovaları ve uçsuz bucaksız ormanlar yoktur (ama günümüzde ormanlardan geriye fazla bir şey kalmamıştır). Batı Anadolu bölgesi son derece bereketli topraklarla kaplıdır. Verimli topraklarıyla Gediz (Antik Çağdaki adıyla Hermos) Vadisi, genişliği ve verimliliği açısından Nil Deltası’nın zenginliğini andırır. Yer altı kaynakları bakımından da, Doğu Akdeniz’in hiç bir bölgesi, Batı Anadolu gibi zengin yataklara sahip değildir. Troia’nın doğusundaki bölge protohistorik dönemde dahi işlenen kurşun/çinko cevherleriyle bakır ve altın yataklarına sahipti. Altını ile meşhur olup, dünya tarihinin en zengin insanı olduğu söylenen Kroisos’un krallığının merkezi olan Sardes şehri de Batı Anadolu’nun daha güney kesiminde bulunur.

Günümüzde, zengin ile fakir arasındaki farkı anlamak kolaydır. Kimin parası çoksa zengin, kimin parası yoksa fakirdir. Pekiyi paranın icadından önce (bu icat MÖ 7. yüzyılda Luvi topraklarında gerçekleşmiştir) bu ayrım nasıl yapılırdı? O zamana kadar genel kabul gören değer ölçüsü, metal sahibi olmaktı. Metallerin işlenmesine MÖ 8. binyılda yine Anadolu’da başlanmıştır. Metallerin değeri, nadir olmalarına ve işleme zorluğuna bağlıydı. Kurşun çok yaygındı ve düşük ısılarda eritilebiliyordu. Çok önceden öncelikle takı yapımında kullanıldı, daha sonra da yazı alanında kullanılmaya başlandı. Bakıra yüzde 10 oranında kalay katılarak Bronz Çağı’na (Doğu Akdeniz’de MÖ y. 3000-1200) adını veren metal elde edilir. Bronzdan silahlar ve aletler elde edilirdi. Gümüş, gümüş yataklarının yanı sıra kurşun ve bakır gibi madenlerden elde edilirdi ve bugün de olduğu gibi takı malzemelerinde kullanılırdı. Altın üretimi doğrudan sarayın denetiminde gerçekleşirdi. Altından daha değerli olan ise demirdi. Demirin değeri MÖ 1800’lerde gümüşün 40 katı kadardı. Ayrıca pirinç de (bakır ve çinko alaşımı) oldukça değerli olmalıydı. Doğal amalgam (aurikalsit minerali) şeklinde çok nadir bulunurdu. Troia’nın güneyindeki Lesbos adasında (Midilli), MÖ 3. binyılda, içinde % 17 oranında çinko bulunan pirinç (yeni Grekçede orichalkos) objeler bulunmuştur.

Bölgesinde zengin yer altı kaynaklarına sahip hükümdarlar kısa zaman içerisinde ün kazanıp güçlenebiliyordu. Geç Bronz Çağı’nda hem Yunanistan’da, hem de Anadolu’da yer altı kaynaklarının dağılımını gösteren haritada, üç bölgenin özellikle metal yatakları konusundaki zenginlikleriyle ön plana çıktığı görülebilir: Troia, Sardes şehri çevresi ve Güney Makedonya. Bu bölgelerden çıkan üç kral tarih sayfalarında çok önemli birer rol oynamıştır: Priamos, Kroisos ve Büyük İskender.

Bibliografya

Begemann, Friedrich et al. (2003): “On the Composition and Provenance of Metal Finds from Beşiktepe (Troia).” In: Troia and the Troad. Günther A. Wagner, Ernst Pernicka & Hans-Peter Uerpmann (eds.), Springer, Berlin, 173-201.
Collins, Billie Jean, Mary R. Bachvarova & Ian Rutherford (2008): “Introduction.” In: Anatolian Interfaces: Hittites, Greeks and Their Neighbours: Proceedings of an International Conference on Cross-Cultural Interaction. Billie Jean Collins, Mary R. Bachvarova & Ian Rutherford (eds.), Oxbow Books, Emory University, Atlanta, Georgia, 1-9.
de Jesus, Prentiss (1978): “Metal Resources in Ancient Anatolia.” Anatolian Studies 38, 97-102.
Höhfeld, Volker (ed.) (2009): Stadt und Landschaft Homers – ein historisch-geografischer Führer für Troia und Umgebung. Philipp von Zabern, Mainz, 1-272.
Muhly, James D. (2011): “Metals and Metallurgy.” In: The Oxford Handbook of Ancient Anatolia 10,000-323 B.C.E. Sharon R. Steadman & Gregory McMahon (eds.), Oxford University Press, New York, 858-876.
Müller-Karpe, Andreas (1994): Anatolisches Metallhandwerk. Offa-Bücher vol. 75, Wachholtz, Neumünster, 1-264.
Pernicka, Ernst (1987): “Erzlagerstätten in der Ägäis und ihre Ausbeutung im Altertum.” Jahrbuch des Römisch-Germanischen Zentralmuseums, Mainz, 607-714.
Wagner, Günther A. et al. (1985): “Geologische Untersuchungen zur frühen Metallurgie in NW-Anatolien.” Bulletin of the Mineral Research and Exploration Institute of Turkey 101, 45-81.


Anadolu zengin doğal kaynaklarla kutsanmış bir ülkedir; zengin maden yatakları ve orman bolluğu, büyük bir metal endüstrisi için gerekli unsurlardır.

James D. Muhly 2011, 858

Kültürler arası iletişimin MÖ 2. binyılda başka hiçbir yerde Anadolu’da olduğu kadar çarpıcı bir şekilde yaşanmadığı aşikardır.

Billie Jean Collins, Mary R. Bachvarova & Ian C. Rutherford 2008, 4

Metalin silah, araç gereç ve mücevher malzemesi olarak kullanımının yaygınlaşması, stoklanma olasılığına ve toplumsal üst sınıfın oluşumunun temelinde yatan servet birikimine işaret eder.

Andreas Müller-Karpe 1994, 180

Biga yarımadasında [Troia bölgesi] ve Batı Anadolu kıyılarında çok sayıda bakır, kurşun ve altın yataklarının bulunduğu bilinmektedir.

Günther Wagner et al. 1985, 77

Troia bölgesinde, Abydos’un yukarısında yer alan ve günümüzde Abydenilere ait olan Astyra [Troia’nın 27 km kuzeydoğusu] harabe halindedir, ama eskiden bağımsızdı ve şimdi neredeyse tükenmiş olan altın madenlerine sahipti.

Strabo, Coğrafya 13.1.23

Andeira yakınlarında (Troia’nın 80 km güneydoğusunda) yanınca demire dönüşen bir taș vardır. Belirli bir toprak çeşidi ile birlikte bir fırında ısıtıldığı zaman çinkoya dönüşür ve bu karışıma bakır eklendiği zaman bazıları tarafından orikalkum olarak adlandırılan “karışım” elde edilir.

Strabo, Coğrafya 13.1.56