Luwian-Studies

Guido de Columnis’in 1287 tarihli Historia Destructionis Troiae’daki tasviri doğrultusunda Geç Bronz Çağı’nda Troia’nın (VIIa) sanatsal rekonstrüksiyonu (© Christoph Haußner)

SON HABERLER

  • Troia Şehri Taşkın Ovasında Yerin Altındadır

    Türk arkeoloji dergisi Olba’da bugün yayınlanan makalede Bronz Çağı’na ait Troia şehrinin henüz bulunmadığı öne sürülmektedir. Buna göre şehrin kalıntıları Hisarlık sit alanının birkaç  Read more ...

  • Luvi Uygarlığının Yeniden Keşfi

    Yeni kurulmuş olan Luwian Studies Vakfı’nda araştırmacılar Batı Anadolu’da MÖ 2. binyılına tarihlendirilebilecek ve o dönemde var olan Miken veya Hitit kültürlerinin bir parçası  Read more ...

  • Luwian Studies’in İnternet Sitesi Yayına Başlıyor

    Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir vakıf olan Luwian Studies’in, Ege’nin Bronz Çağı’na yeni bir bakış açısı sunan kapsamlı internet sitesi yayına başladı. Luwian Studies’in  Read more ...

LATEST TWEETS

Twitter Image

@LuwianStudies


Ege’nin erken tarihine yeni bir bakış

Bu internet sitesi sizi geçmişte bir yolculuğa, Deniz Kavimleri’nin Doğu Akdeniz kıyılarına akınlar düzenledikleri ve Grek kahramanlarının efsanevi Troia şehrini ele geçirmek için yola koyuldukları döneme davet ediyor. Doğu Akdeniz çevresindeki uygarlıkların büyük bir bölümü, MÖ 1200 yılından sonraki bir kaç yıl içerisinde tarih sahnesinden tamamen silindi. Bu çalışmamızda ilk kez, o dönem neler olduğuna dair bir rekonstrüksiyon bulacaksınız. Doğal felaketler ve istilacılar yerine, bugüne kadar pek tanınmayan bir halk olan Luvilerin o zamanki kültürel çöküşte kilit rol oynadıkları görülecektir. Luvilerin Ege coğrafyasının Bronz Çağı’ndaki önemi daha iyi anlaşıldıktan sonra, Akdeniz arkeolojisinin karanlıkta kalan bazı noktalarının hızla ve kendiliğinden çözüleceğine inanıyoruz.

MÖ 2. binyılın tamamı boyunca Anadolu’nun büyük bölümünde ana dili Luvice olan halklar yaşardı. Bu halklar Yunanistan ve Anadolu’nun en iyi tanınan halklarından olan Minoslar, Mikenler ve Hititlerin çağdaşı, ticari ortakları ve bazen de rakipleriydiler. Gerçekte Luviler yazıyı, Yunanistan’daki saraylarda kullanımından en az 300 sene önce kullanmaya başlamıştı. Yazı Yunanistan’da Bronz Çağı’nın sonunda yok olurken, Luvi halkları yazıyı 500 yıl kadar daha kullanmaya devam etti ve Luvilere ait bu yazılar Avrupalı bilginler tarafından 19. yüzyılda, Miken, Minos ve Hitit yazılı belgelerinden çok daha önce keşfedildi.

 

Luvice konuşan halk gruplarının yerleşim alanları Mikenlerin yerleşim alanlarından yaklaşık üç kat, Hitit yerleşim alanlarından ise beş kat daha büyüktü. Bugüne kadar yaptığımız araştırmalar neticesinde Miken, Minos ve Hitit yerleşimlerinden çok daha fazla miktarda Luvi yerleşim alanının varlığından haberdarız. Dünyada büyük bir alanda kazısı yapılan ilk protohistorik buluntu yeri ve aynı zamanda dünyanın en önemli arkeolojik sit alanı olarak kabul edilen Hisarlık tepesi de, gene bir Luvi krallığı olan Troia’nın kraliyet sarayıdır. [Daha fazlasını oku]


Buna rağmen, arkeoloji dünyasında Luviler konusuna hep bir belirsizlik hâkim olmuştur. Bronz Çağı’nın siyasi haritalarında gözükmedikleri gibi, bugüne kadar hiç bir protohistoryacı çıkıp açıkça Luvilerin bir zamanlar Ege’de önemli bir ekonomik ve politik güç olduklarını söylememiştir.


Luwian Studies tarafından ortaya atılan yeni fikir ve öneriler nelerdir?

  • Arkeolojik araştırmalarda Batı Türkiye’deki bir uygarlık tamamıyla görmezden gelinmiştir.
  • Luvi uygarlığının MÖ 2. binyılın büyük kısmında iskân edilmiş olan 340 yerleşim yeri sistematik olarak ilk defa kayıt altına alınmıştır. [Daha fazlasını oku]
  • Doğu Akdeniz’de Bronz Çağı’nın sonları konusunda ilk defa – birbirini izleyen üç farklı savaş şeklinde – mantıklı bir açıklama sunulabilecektir. [Daha fazlasını oku]
  • Troia şehri henüz keşfedilmemiştir. Kalıntıları, kazılar sonucunda ortaya çıkarılmış olan harabeleri pek çok turisti çeken İlion yukarı şehrinin aşağısındaki Karamenderes Nehri’nin alüvyon ovasında, 5-6 metre derinlikte yatmaktadır. [Daha fazlasını oku]
  • Antik Çağ’dan Shakespeare dönemine kadar var olan Troia efsanesi, Antik Çağ’a ve Orta Çağ’a ait metinler yoluyla günümüze kadar aktarılmış olan, Bronz Çağı’na ait hakiki anıları temel alır.
  • Günümüzde de olduğu üzere, geçmiş olaylar ağırlıklı olarak politika, ekonomi ve teknoloji alanındaki gelişmeler tarafından belirlenir. Geçmiş kültürleri daha iyi anlayabilmemiz için bu meseleleri daha ayrıntılı bir şekilde incelememiz gereklidir. [Daha fazlasını oku]
  • Arkeoloji, Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla mücadele ettiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. 20. yüzyıla kadar paradigmalar Avrupa uygarlıklarını büyük gösterip Türkiye topraklarındakileri küçük göstermek amacıyla geliştirilirdi. [Daha fazlasını oku]

Luvi uygarlığının haritası (MÖ 1800-1200)

Map showing the topography of western Anatolia
Map showing the relief of western Anatolia
Map showing the distribution of alluvial soil in western Anatolia
Map showing the rivers and lakes of western Anatolia in the Late Bronze Age
Map showing known routs in western Anatolia in the Late Bronze Age
Map showing the distribution of settlements in western Anatolia in the Late Bronze Age
Map showing the distribution of minerals in western Anatolia in the Late Bronze Age
Yükseltiler
Taşkın ovaları
Nehirler ve göller
Ticaret yolları
Yerleşim merkezleri
Maden kaynakları
Garstang 1959
Macqueen 1968
Mellaart 1993
Starke 2002
Woudhuizen 2015
Alparslan 2015

“Luvi” terimi, ne Güney Yunanistan’daki Miken Krallığı’na, ne de Orta Anadolu’daki Hitit Krallığı’na ait olmadığı kesin olan halklar ve yerler için kullanılır. Bu tanımlama, Batı Anadolu’nun nerdeyse tamamının Luvileri oluşturduğuna inandığımız halklar tarafından iskân edildiği anlamına gelir. Luwian Studies’de faaliyet gösteren araştırmacılar son yıllarda bu bölgede, bilimsel literatürde dağınık olarak yer alan çok miktarda arkeolojik yerleşim merkezi tespit etmiştir. Bu çalışmalar uydu görüntüleri analizi, saha kontrolleri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri’nin (GIS) kapsamlı kullanımı yoluyla da desteklenmiştir.

Batı Anadolu’nun coğrafi şartları bu haritada gösterilmiştir ve teker teker aktive edilebilirler. Bu bölgedeki küçük krallıkların isimleri Hitit belgelerinden dolayı iyi bilinmektedir. Fakat bunların bölge üzerindeki lokalizasyonları bilim adamları arasında tartışma konusudur. Harita üzerinde farklı modellerin olmasının nedeni de budur.